T24 Haber Merkezi
Onlar TV, Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Murat Ağırel hakkındaki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Ağırel’in kendisine iletilen para transferi iddialarını haberleştirmeden önce belge ve doğrulama istediği belirtilen açıklamada, gazetecinin süreç boyunca karşı tarafın yanıtını almaya çalıştığı ifade edildi. Ağırel, “Ben araştırırım, sorarım, soruştururum, en doğrusunu bulurum, en doğrusunu anlatırım. Belgeleyemediğim hiçbir şeyi de haber yapmam zaten. Onun için bu kadar sıkı eliyorum… Elinizdeki dosyayı başka mecralarda yayınlamak elbette sizin tercihinizdir” dedi.
Onlar TV, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ağırel’in gözaltına alınmasına uzanan süreci “Olay olay, belge belge Murat Ağırel operasyonu” başlığıyla anlattı.
Açıklamada, Almanya’da yaşayan üç kişi ile Mustafa Sarıgül ve ailesi arasındaki para ilişkilerine ilişkin iddiaların Ağırel’e iletildiği, ancak gazetecinin iddiaları doğrulayacak belgeler olmadan haber yapmayı kabul etmediği öne sürüldü.
Onlar TV’nin aktardığına göre, Sinan Çampınar, Sarıgül ve oğullarıyla arasında para nedeniyle anlaşmazlık bulunduğunu ileri sürerek Ağırel’e bazı fotoğraf, ses kaydı ve video görüntüleri verdi. Çampınar’ın, para transferlerine ilişkin iddialarını destekleyecek dekontları da göndereceğini söylediği ancak belgeleri uzun süre paylaşmadığı belirtildi.
Açıklamada, Çampınar’ın Ağırel’den belgeler ulaşmadan haber yapmasını istediği, gazetecinin ise iddiaların kanıtlanması gerektiğini vurguladığı kaydedildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu suçlamaların saçmalığını olayı baştan anlatarak açıklayalım…”
“Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik operasyonda gazeteci Murat Ağırel de gözaltına alındı. Daha önce yaptığı haberlerden dolayı gözaltına alınan hatta hapis yatan Murat Ağırel bu kez bir haberi yapmadığı için İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde. Mustafa Sarıgül ve ailesi ile Almanya’da yaşayan 3 kişinin arasındaki akçeli işlere gazeteci Murat Ağırel’i de karıştırmayı hedefliyorlar. Almanya’daki kişiler, Mustafa Sarıgül hakkında gönderdikleri belgelerle haber yapmadığı için Murat Ağırel’i suçluyor ve “Belgeleri Sarıgüllere verdi, Sarıgüller de bizi tehdit etti” iddiasında bulunuyor.
Bu suçlamaların saçmalığını olayı baştan anlatarak açıklayalım…
Murat Ağırel, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek’in Almanya’da satın aldığı gayrimenkulleri ortaya çıkarmıştı. Bunları görüntülemek için Almanya’ya gitmişti. Bu sırada Melih Gökçek hakkında elinde bilgiler olduğunu söyleyen Sinan Çampınar, Murat Ağırel ile temasa geçti. Öncelikle Mustafa Sarıgül, oğulları Emir ve Ömer Sarıgül hakkında bilgiler vermek istediğini anlattı. Sinan Çampınar, Alman vatandaşları K.P. ve M.B. ile ortaktı. Çampınar, Murat Ağırel’e Mustafa Sarıgül ve oğulları ile aralarında para konusunda husumet olduğunu söyledi. Birlikte kara para akladıklarını, kayıt dışı para transferleri gerçekleştirdiklerini ikrar etti. Bu sırada Sarıgüller tarafından dolandırıldıklarını iddiaları sürdü.
Özetle şu iddiaları vardı:
Sarıgüllerle 80 milyon euro tutarında sözleşme düzenledik.
32 milyon euro değerindeki gayrimenkulün satış işlemi için Emir Sarıgül’ün hesabına 100 milyon euro havale ettik.
100 milyon euro yabancı banka tarafından bloke edildi.
Sorunun çözülmesi için 1.5 milyon euroluk tekneyi Sarıgüllere devrettik ama sorun çözülmedi.
1 milyar euroluk fonu yurt dışına çıkartmak için online bir toplantı yaptık.
Nihayetinde…
“Murat Ağırel’den de dekontları göndermeden haber yapmasını istedi”
Sinan Çampınar, Mustafa Sarıgül ile fotoğraflarını, telefon görüşmelerinin ses kayıtlarını, bazı telefon görüşmelerinin videolarını Murat Ağırel’e verdi.
Murat Ağırel’in karşısında kayıt dışı para işi yaptığını, yani yasa dışı işler yaptığını itiraf eden bir kişi vardı. Üstelik bu kişinin savcılığa gitmemesinin nedeni yasa dışı faaliyetleri olmasıydı. Murat Ağırel normal olarak; bu kişiye güvenmiyor, manipüle edilme kaygısı yaşıyordu. Çok temkinli hareket etti. Sadece video, ses kaydı ya da fotoğraflarla bir haber hazırlamayacağını, belgeler olması gerektiğini ifade etti. Sinan Çampınar’a, bahsettiği para hareketlerini kanıtlayan dekontlara sahip olup olmadığını sordu. Dekont görmeden, belgesiz haber yapmayacağını anlattı. Sinan Çampınar isedekontlara sahip olduğunu savundu ama uzun bir süre dekontları göndermedi. Bununla birlikte, Murat Ağırel’den de dekontları göndermeden haber yapmasını istedi.
Çampınar, Murat Ağırel’in iddialarla ilgili ısrarla belge istemesine rağmen belge verme konusunda çekingen davrandı.Hatta Murat Ağırel’e “Önce haber yap, sonra belge veririz” ifadelerini kullandı. Murat Ağırel ise kimse hakkında belgeye dayanmadan haber yapmayacağını net olarak söylüyordu. “Mustafa Sarıgül’ün parayı çıkardığını gösteren dekontlar lazım bana” dedi. Murat Ağırel’in ısrarları üzerine Çampınar swift, yani uluslararası para transferini gösteren belgeyi gönderiyordu. Bu belge doğru mu yanlış mı, bilmiyoruz. Neden mi?
“Timur Soykan’ın haber vermesinden sonra Murat Ağırel, bu avukatı Cumhuriyet Gazetesi’ne davet etti”
Çünkü Ağırel, her gazetecinin yapması gerektiği gibi, aldığı belgeleri karşı tarafa, Sarıgül’ün avukatına sormayı planlıyordu. Bu sırada Sarıgül’ün avukatları, konu hakkında Timur Soykan’ın haber yaptığı yönünde bir iddiaya ulaşmıştıve Timur Soykan’a ulaştılar. Bu yazışmaların ekran görüntüleri de mevcut. Yani Murat Ağırel, Sarıgüller’in örgüt üyesi olmakla suçlanıyor ama Sarıgüller, haberi Murat Ağırel’in hazırladığını bile bilmiyordu. Timur Soykan’ın haber vermesinden sonra Murat Ağırel, bu avukatı Cumhuriyet Gazetesi’ne davet etti.
Sarıgül’ün avukatı elinde paranın gönderildiği iddia edilen bankadaki Sarıgül’ün 10 yıllık hesap hareketlerini gösteren klasörlerle geldi. Murat Ağırel para hareketi tarihlerini de tek tek inceledi. Bu klasörlerde söz konusu para hareketi görünmüyordu. Sarıgül’ün avukatı Çampınar’ın kendilerini dolandırmaya çalıştığını, Çampınar’ın yolladığı belgenin de sahte olduğunu söylüyordu. Bunu da elindeki klasöre dayanarak ifade ediyordu.
Ancak Sinan Çampınar, Sarıgül’ün ailesinin avukatlarına soru sorulmasını bir sorunmuş gibi aktarıyordu. Zaten Murat Ağırel’e yönelik suçlamalarının merkezinde de bu var.
Murat Ağırel, bunun üzerine Sinan Çampınar’a şunları söyledi: “Merhaba Sinan Bey, Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül’ün avukatlarına iddiaları sordum. Belgeleri sordum. Size de bana göndermiş olduğunuz belgeleri doğrulatacağımı ve karşı tarafın avukatları ile de görüşeceğimi bildirdim… Onlar ‘Böyle bir para gitmedi’ dediler. Ben de ‘Şu bankadan şu tarihte şu kadar para gelmiş’ diye belirttim. ‘Sahte’ dediler… İnsanların cevap hakkı mutlaka var Sinan Bey. Ben gazeteciyim ve kimsenin tarafı da değilim. Neticede de buradaki asıl mesele maddi gerçeğin ortaya çıkarılması.”
“Belgeleyemediğim hiçbir şeyi de haber yapmam zaten”
Murat Ağırel, bu süreçte Sinan Çampınar’a gazetecilik yöntemi ve etik kurallarını anlattı:
“Önemli olan zaten sadece kamuoyuna doğru bilgi verebilmek. Siz de bir iddiada bulundunuz. O belgeleri de araştırıyorum şimdi Sinan Bey… Sinan bey, meseleyi yanlış anlamayalım. Ben herhangi bir kişi ya da grubun belirlediği takvimle yayın yapmam. Elimdeki bilgi ve belgeleri gazetecilik ilkeleri çerçevesinde doğrular, karşılaştırır ve yeterli kanıta ulaştığımda yayınlarım… Sizden istediğim dekontlar ve belgeler meraktan ya da dosyayı geciktirmek için istenmiyor. İleri sürdüğünüz iddiaların doğrulanabilmesi için gerekiyor…
Ben araştırırım, sorarım, soruştururum, en doğrusunu bulurum, en doğrusunu anlatırım. Belgeleyemediğim hiçbir şeyi de haber yapmam zaten. Onun için bu kadar sıkı eliyorum… Elinizdeki dosyayı başka mecralarda yayınlamak elbette sizin tercihinizdir. Bunun benim çalışma yöntemimi, araştırma sürecimi veya yayın kararımı değiştirmesi söz konusu değildir. Gazetecilik etiği, kamuoyuna duyduğum saygı ve taşıdığım sorumluluk gereği; önüme gelen her iddiayı incelemek, doğrulamak ve mümkün olduğu ölçüde belgelemek zorundayım…”
Bu konuşmadan sonra Ağırel halen haberi doğrulatamamış durumda. Sarıgüller, swift belgesinin sahte olduğunu söylüyordu ama Murat Ağırel bundan da emin olamıyordu. Araştırmalarını sürdürdü. Yurt dışındaki haber kaynaklarıyla görüşüyordu. Hatta bu swift belgesini doğrulatmaya çalıştığını Sinan Çampınar’a da aktardı: “Sarıgül’ün avukatları belgenin sahte olduğunu söyledi, ben de bankaya sordurdum Almanya’da ama daha haber gelmedi.”
Ancak…
Buna rağmen “doğrulatamadığın haberi neden yapmadın” denilerek gözaltında. Belli ki birileri Murat Ağırel’i tutuklamak için bahane arıyor. Hatta daha ifade vermeden tutuklanacağını basına servis ediyor. Yani ortada buz gibi gazetecilik var ama, suçun peşinde koşacak tarafsız bir yargı bulmak zor.
Ağırel’in gazeteciliğini kanıtlayan tüm konuşmaların, yazışmaların belgeleri avukatında mevcut.
Murat Ağırel’in avukatı tüm belgeleri savcılığa sunacak.”
(Editör: Nursena Kurtoğlu)